Bu yılki “Sanat ve Beşerî Bilimlerde Bilişsel Gelecekler”[2] sempozyumu İtalya’nın Messina kentinde 28-30 Mayıs (2025) tarihleri arasında, dünya çapında farklı üniversitelerden Bilişsel Bilimler teorisyenlerinin yüksek katılımıyla 11. buluşmasını gerçekleşti. Ana başlığı “Bilişsel Araçların Uygulanması (Cognitive Tools in Action)” olan sempozyumun alt başlıkları arasında: “4E Biliş çerçevesi”, “Bilişsellik İçin Sembolik Araçlar Olarak Sanat ve Edebiyat”, “Performans Sanatları, Biliş ve Beden”, “İnsan Bilişinin Ötesinde: Protezler, Yapay Zeka, Biyolojik Hackleme”, “Bilişsel Araçların Etiği”, “Dilsel Bilişte Bedensellik ve Çok Modluluk”, “Metaforik Biliş”, “Paleokognisyon ve Paleoestetik”, “Çevre ve Teknoloji”, “Bilişsel ve Epistemik Araçlar Olarak Psikedelikler”, “Müzik ve Biliş”, “Görsel Çalışmalar ve Biliş” konuları yer aldı.
Metni/ eseri/ performatif ve deneyimsel sanatı sadece “anlatım biçimi” olarak değil de okur veya izleyici için bir bilişsel araç, hatta bazen bir “araçsallaştırılmış düşünce” (thinking tool) olarak ele alan bu çalışmalarda; “Multimodal söylem analizi”, “yapısal semiyotik”, “notasyonun techno-aesthetic bir araç olarak bilişi nasıl şekillendirdiği”, “embodied cognition (bedenlenmiş biliş)”, “extended cognition (genişletilmiş biliş)”, “biomorfizm”, “yapıların fiziksel özellikleri (ışık, akustik, hava akımı vb.) ile bilişsel akış arasındaki doğrudan ilişki”, “Active Analysis” yönteminin daha esnek, yaratıcı ve bütünsel bilişi desteklediği”, “distributed cognition (dağıtılmış biliş) modelleri üzerinden performans süreçlerinin analizi”, “etnometodolojik etnografi”, “sosyal dokunuşların sesle temsili (sonifikasyon) yoluyla uzaktan deneyimlenmesi”, “dijitalleşme çağında, duyusal uzantı teknolojileri ile sosyal bağların yeniden tanımlanması”, “4E biliş (cognition) & enaktivist yaklaşım”, “belleğin içsel olmayan, ekolojik ve araçsal yönlerinin ortaya konulması”, “4E biliş perspektifiyle “metalepsis” kavramının estetik olmayan dünya-geçişleri”, “dokunmanın da dahil olduğu öğrenmenin bellek performansını doğrudan etkileyip etkilemediği VR ve gerçek dünya arasında karşılaştırılması”[3], “psikodelik deneyimlerin yorumlanması”, “yüz maskesi takan kişilerin ifade üretim stratejileri”, “performatif doğaçlama ve enaktif metafor”, “dans terapisi ve hareket yakalama teknolojileri (motion capture)”, “makine öğrenmesi ve büyük dil modelleri (LLM’ler)”, “bedenlenmiş biliş (embodied/enactive cognition) perspektifinden okullarda hesaplamalı düşünme (computation thinking)”, “kavramsal harmanlama (conceptual Blending)”, “yeni bir model önerisi olan Supertooling (süper araçlar)”, “varelian görüş (zihin-beden-dünya sistemi)”, “Material Engagement Theory (MET) temel alınarak yapay ve biyolojik bilişin karşılaştırması”, “paleolithic döneme ait paleoaesthetics performansın paleocognition sürecinin evrimsel devamlılığı”, “edebi metinlerin “cognitive tool” yani bilişsel araç olarak işlev görmesi” vb. gibi multidisipliner konular ve yöntemler üzerinde durulmuştur.
Bu çalışmalarla birlikte modern bilişin artık kuşatıcı bir zihin modeline indirgenemediği gibi; malzemenin, bedenin, teknolojinin ve sosyal bağlamların etkileşimiyle oluşan bir süreç olarak kavranmasına doğru yönelindiğini gözlemliyoruz. Yaratıcılığın geleceği artık algoritmalarla yeniden şekillenirken, bu durum potansiyel fırsatlar kadar otoriter sınırlamalar da getirmekte. Gelecekteki araştırmalar, bu yaklaşımların şiir gibi edebi türlere özel uygulamalarını ortaya çıkarmada büyük potansiyele sahip olabilir. Sanat, etik ve biliş arasında kurulan bağ, soyutlama yerine bedensel katılımı ön plana çıkarırken, eğitimde de bedenin rolü giderek yalnızca metodolojik değil; ontolojik bir yeniden yapılanma ihtiyacı olarak görülüyor. Yapay zekâ tartışmaları bilişi yalnızca bilişsel beceri değil; duyusal, duygusal ve bağlamsal bir yaşantı olarak tanımlayan yaklaşımları ön plana çıkarıyor. Bedenlenmiş biliş (embodied cognition), soyut teorik çerçeve olmanın ötesinde hem pedagojik hem nörobilişsel araştırmalarda etkin bir uygulama alanı buluyor. Bedensel katılım ve duyusal yaşantının zihinsel süreçler olarak odağa alınmasının yanı sıra yapay zekanın da bir biliş türü olarak çalışmaların merkezinde yer alması, bilişsel geleceklerin rotasını tayin etmekte. Bu çalışmaların uygulamada neleri değiştirip neleri doğru analiz edebileceğini bekleyip göreceğiz: Elbette fikirsel sürece bizzat dahil olarak, sorgulayarak…
Leyla Arsal
[1] Bu metin Buzdokuz-28’te (2025) yayınlanmıştır.
[2] Sempozyum linki: https://cognitive-futures.com/
[3] Bu çalışma bir Türk araştırmacı olan Hamide Beyza Muhtaroğlu’na aittir.
Kapak Görseli: Leyla Arsal